Hayatla iletisimde: Tatil Bulmuş drukiyyes, Vol 2

11 Aralık 2010 Cumartesi

Tatil Bulmuş drukiyyes, Vol 2

Ne hallerdeyim bi bilsen okuyucu.
Dün tutup moral verecek arkadaşlar tarafından karaokeye sürüklendim.
Müzik kariyerimden bahsettiğim şu yazımdan anladığın kadarıyla felaket de diyebilirsin bu duruma.
Öyle de bir haldeyim ki dertli-dağıtmış, mikrofonu bırakmamışım kimselere.
Defalarca aynı şarkıda ısrar etmesem problem olmayabilirdi de ona rağmen alkışlar eşliğinde arkadaşın üzerinde kalmışım en son.
Bugünse baş ağrısı, midemde hareketlenmeler, neredeyse sabah yatıp az bi uykuyla bir de öğrencilerimle uğraştım ki hiç çekilir dert değildi.


Bir de bahsedeyim ki saçımı kestirdim.
Evet o belime gelen daha da uzatıcam dediğim saçlarım artık yok.
Uzuyor çabukcak, bi şey değil de uzatacak kız da artık yok.
Çünkü uzun seven adama inancı artık yok.
"saçlarımdaki kırıklar gibiydi yaşattıkların 
kestim attım ki en azından kalanları kurtaralım"

yazdım facebookta ki böyle şeyleri nette paylaşmayı pek sevmediğim halde.
Umarım birileri okuyup geçerken kapağını da yanına alır.


Ayrıca bizdeki üzgünken soluğu kuaförde alma durumu varya, işte onu yapmamalıyız.
Tamam iyi geliyor, moralim tavan yaptı ama o ruh haliyle vazgeçirmeseler yeşile boyatabilirdim.
Aynı alışveriş gibi.
Senin moralinle birlikte extrede tavan yapıyor.
Kesinlikle önermiyorum.
İlleriki günlerde varsa sağlıklı bi yöntem bulup paylaşıcam.


Şimdi tatil dönüşü başladığım gezi yazısının devamını getiriyorum.
Sorup durduğundan, hani nerde kaldı devamı dediğinden değil.
Yazmak ihtiyacı+konulara yoracak kafamın şuanda ulaşılamaması durumu.
Bildiğin gibi Yalvaç'ı anlattığım yazı uzunluk rekoru kıracakken Eğirdir'i de bir sonrakine bırakayım demiştim.
İnsan tatil bulunca bırakamıyor ki, bloğu da bununla dolup taşıyor diyelim biz.
Ya da tatile geri dönmek istiyor falan.
İşte her neyse okuyucu.

Ama başından sölemeliyim ki üzerinden geçince olmuyormuş.
Keşke gelir gelmez yazabilseydim diyorum şimdi.
Okurken eşlik etsin


Eğirdir
Yine bir bilgiyle giriyorum konuya.
Geçimini genellikle halıcılık ve su ürünleri ile sağlayan ilçe sakinleri iplikleri sararken birbirine sık sık "eğri dur" derlermiş.
Kolaylık olsun diye.
Bu sayede ismi 'eğirdir' olarak kalmış.


Daha fazla bilgi görmek için site

Eğirdir Gölü


Bizim gezdiğimiz kısmı Yeşil Ada'ydı.
Eğirdir'e bir zamanlar adalar diyarı dedirten adalardan en büyük yerleşimi barındıran ada.
Tek görülmelik yeri rumlarca kutsal sayılan Aya Stefanos Klisesi.
Eğirdir merkezden göle doğru ilerlerken Can Ada ve Yeşil Ada geliyor.
Can Ada üzerinde yerleşim yok, botanik parkı haline getirilmiş.


Bu da gidebileceğiniz en sonu :)


Gölde taş sektirmek ve manzara karşısında balık ekmeğe doyum olmaz.
Kayıklara ise kesin binin, turlayın bu güzelliği diyorum.


Kayığıyla Muammer amca.


Çok şirin bir Eğirdir yerlisi.
Bize ada hakkında bilgi verdi ve kendisinden bahsetti.
Şarkılı türkülü eğlenceli bir gezintiydi.
Giderseniz onu bulun derim ben.
Adaya gelen ünlülerden gezdirdikleri de varmış.
Kışın kar yağdığında gölün buz tuttuğundan da bahsetti bize.
Üzerinde yürüyüp karşıdan karşıya geçilebildiğinden


Kayıkla dolanırken bir resim


Dedim ya eğlenceliydi, bakma sen onun öyle durduğuna.
Gülmedi çocuğun yüzü tatil boyunca.
Kardeş torunları oluyoruz, bir nevi kuzenim yani.
Önceki yazımdan bilirsin bu geziyi İstanbul'dan gelen akraba-misafirlerle yapmıştım.
Çaktırılmasın, gelen misafirlerden de en çok onu sevmiştim:)


Sonrasında Eğirdir merkezde bir hamam sefası yapmıştık ki sormayın gitsin.
Merkezde de görülmelik Eğirdir Kalesi var aklıma gelen.


Takılma böyle kısa tuttuğuma üzerinden geçmeseydi neler döktürürdüm ben.
Fotoğrafları zor buldum şimdi, öyle klasörlere koymuşum ki.
Gerçekten gidilmesi, görülmesi gereken bir yer.
Daha niceleriyle tüm Türkiye'm gibi

6 yorum:

  1. yapma canım ya yeni düzelmiştiniz :(
    sanki yeşil yakışırdı sana:)

    YanıtlaSil
  2. yakışırdı ya hemde nasıl :P

    YanıtlaSil
  3. Karaokede suçlu aranıyooor!
    Hiç arama güzelim sürüklenirken keyfin yerindeydi:) yinede neolursa olsun kestirmemeliydin yakışıyordu sana kimse için değmez

    YanıtlaSil
  4. mikrofonu elime vermicektiniz o halde ben napim ama :(
    kimse için kestirmedim ya değişikliğe ihtiyacım vardı :)

    YanıtlaSil
  5. ay karaoke özlediğimi fark ettim yazını okuyunca,sarhoş halde söylenen şarkılar, sonra sızmalar, sabah kötü uyanmalar.
    çok güzelyaa,özledim.

    YanıtlaSil
  6. ama dertsiz tasasız gideceğin bir karaokede sana bol eğlence dilerim sophie'nin dünyası :))

    YanıtlaSil

Fikr-i Beyan: